23 Temmuz 2016 Cumartesi

Krem Peynirzm'den de Çok Tık Ötesi - Misilleme Kurşunkalem



"Ferahlatan bir eylem oluyor deliye dönmek"

Kayra

***

Öncelikle -olmayan- huzurumda kendimden özür diliyorum.

Kafamın çalışma tarzını, gördüğüm rüyaları anormal bulup kendime karşı kendimi sürrealist diye nitelendirdiğim, yer yer kendimi ötekileştirdiğim için.

Nem'in bol olduğu Mersin'de kanalların politika kustuğu bir dönemden geçiyoruz. Üstelik her geçen gün daha da netleşmesi gereken durumları daha çok karıştıran açıklamaların yapılması, bilgilerin, iddiaların ortaya çıkmasıyla açık olan televizyonda kaçacak yer arıyorum, zira Ados'un zamanında dediği gibi: 

"Bilinçaltıma kaçırdım".

Böyle giderse, kızların hepsinin at gibi, güzel; erkeklerin hepsinin boylu poslu, yakışıklığı olduğu ve en fakir görünen ailenin bile ülke standartlarının çok üstünde yaşadığı saçma sapan dizilerden birisinin müptelası olacağım. Birisi diyorum çünkü hepsi aynı gördüğüm kadarıyla. Hatta geçen birisi bitip başkası başlamış, ben de bunu "bu dizi bir gün mü sürüyor" dediğimde Manıl'ın uyarısı ile anladım. (Manıl bu dizilere neden bu kadar hakim? Sanırım o da aynı dertten müzdarip, sadece biraz daha açık algılarla. Başka ne olabilir ki...)(Ayrıca önerimdir: Bundan sonra güzellik yarışmaları "diziler arası" yapılmalı.)

Daha acısı ise bu sıkılmışlığa rağmen bir şeylerden uzak durma "lüksüne" sahip olduğuma inanmamam. Vicdanen bu hakkı kendimde görmemem. En azından orta vadede. (Orta vadeden kastım da 1 gün.)

İşte bu açmaz ve yoğunlukta kendimden özür diledim.

Sürrealist hunimi duvara astım.

Birilerinin "kullarına" -bu tabiri bilerek kullanıyorum- bereket olsun diye "bir Amerikan Doları" "okuduğu", kulların da bu paraları kapıştığı, her an yanında taşıdığı, bu kafa yapısına sahip insanların da az daha kanla irfanla kurulmuş Cumhuriyeti yıkma aşamasına, gücüne, yetkisine vardığı yerde ben neyim ki, en fazla rüyasında Uluç Gürkan Hoca ile PES oynayan sonrasında da insanların patlamalarda parçalanmasına tanık olan birisiyim. Bir de Sakarya Fırat dizisinin birden içine girdiğim yerde çatışmanın ortasında Marty McFly'ın zaman makinesiyle beni kurtardığını rüyasında gören birisi. Sadece bu kadar.

           


BİR AMERİKAN DOLARINI OKUYUP ÜFLEMEK NEDİR LAN?

Bir de o Doların da bazı seri numaralarından olmasına dikkat ediyormuş yürüyen şirk.

Arkadaş aynı zamanda kendisini bereket tanrısı -da- gördüğünden olacak, okuduğu bir dolar üzerinden insanlara bereket vaat ediyormuş.

Ve bu saçmalığa (şu zamana kadar saçmalık dediğim her şeyden de özür dilerim) inanan birileri, ülkede değil Kuvvet Komutanları, Genelkurmay Başkanı seçeneklerini bile belirleyecek güce sahip!

Gerçekten Mecnun'un dediği gibi:

"Yok mu beni silken! Biri beni silksin! Bu nedir ya..."


80 ve 90 yıllarında doğan kuşaklar daha saçma ne görecek diye sormaya çekiniyorum. Bunun yanıtının mantığı da Zaytung'daki bir haberde:

"Her Felaketten Sonra ''Daha kötü ne olabilir ki?'' Diyen Türkiye, Dersini Aldı: ''Tamam ya sormuyoruz artık...''


Ülkede yaşanan her felaketin ardından sorulan 'Daha kötü ne olabilir ki?' sorusu, her defasında daha büyük bir felaketle yanıtlanan Türkiye, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından dersini almış görünüyor. Birilerinin sürekli eli yükselttiğinden artık iyice emin olan duyarlı vatandaşlar bir daha kimsenin bu soruyu sormaması yönünde uzlaşıya varırlarken, ortak temenni ise çok geç kalınmamış olması yönünde...

Özellikle son 1 yılda yaşanan terör olayları sonrasında sık sık dile getirilen "Keşke en büyük derdimizin Fenerbahçe-Galatasaray kavgası olduğu günlere geri dönsek" temennisinin, 15 temmuz sonrası "Keşke tek derdimizin terör olduğu günlere geri dönsek" şeklini almasıyla birlikte Türkiye, nerede yanlış yaptığını çözmeye çalışıyor. Durumun istikrarlı bir şekilde daha da kötüye gitmesinin ardındaki en önemli nedenin, her yaşanan felaket sonrası gündeme gelen "Yok abi dibi gördük artık bence. Bundan daha kötü ne olabilir yani?" sorusu olduğu yönünde şüpheler hızla artarken, sorunun bir sonraki yanıtını öğrenmemek içinse adeta seferberlik ilan edilmiş durumda.


Türkiye kararlı
Konuyla ilgili olarak mikrofonlara konuşan vatandaşlardan Onur Bereci(32), "Açıkcası ben birilerinin bizi dinleyip, soruyu ciddiye aldığından tamamen emin oldum artık. Her kimse buradan kendisine seslenmek istiyorum: Abi o gerçek bir soru değil. Bi nevi işte serzeniş gibi bi şey. Sen niye her 'daha kötü ne olabilir?' dediğimizde bizi ciddiye alıp 'aha bu olabilir' der gibi önümüze bir şey koyuyosun? Neyse bundan sonra yeni transferler dışında bir şeyi sorgulamam zaten artık ben" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Felakat çıtasının her defasında daha da yükselmesinin biraz da insanların lüzumsuz merakından kaynaklandığını belirten bir başka vatandaş, Zuhal Arbağlı(42) ise sorunun bir sonraki yanıtını öğrenmek istemeyen herkesi daha duyarlı olmaya çağırdı. Geçtiğmiz gün "Anne ya şu hale bak, daha kötü ne olabilir?" diyen oğlunu ağzının ortasına vurmak suretiyle susturduğunu belirten Arbağlı, "Tabii üzüldüm o şekilde bir şiddet uygulamak zorunda kaldığım için ama evladımı korumak için yaptım. Yine olsa yine yaparım. 'Bak bu olabilir' diye kafasına uçak düşse daha mı iyi?" ifadelerine yer verdi. 
Devlet memuru olduğunu belirten ve ismini vermek istemeyen bir başka vatandaş ise "Eşim her seferinde söylerdi bunu. En son arabadaydık, yanımızdan tank geçti. Tank evet... Günahını almayayım ama belki de o hep sorduğu için iş bu noktalara geldi..." derken, tüm Türkiye'den eşi adına özür dilediğini de sözlerine ekledi.
"Böyle giderse yanıtı öğrenecek kimse kalmayacak"
"Yani işte Suriye tarzı bir iç savaş, ülkenin ortasında 20 tane nükleer bombanın aynı anda patlaması, zombi tabir ettiğimiz yaşayan ölülerin dönüşü, dev arıların saldırısı, ebola gibi bi virüsün herkesi öldürmesi, kolbastının tekrar popüler olması gibi şeyler aklıma geliyor ama bilemiyorum" diyen 21 yaşındaki Sedef Güncül ise sorunun esas yanıtının tüm bunlardan daha korkunç bir şey olabileceğini dile getirdi.
Güncül, "İşte 2-3 senede geldiğimiz nokta ortada. Bi 2-3 sene daha soruyu sormaya devam edersek geriye cevabı duyabilecek kimsenin kalacağını da sanmıyorum zaten. Her halukarda öğrenemiycez yani. En iyisi sormamak artık. Bi manası yok çünkü" sözleriyle de önemli bir noktaya işaret etti."

Dün gördüğüm bir ileti de aynı kaygıdaşlıktan beslenmekte:

"İleride bu günleri torunlarıma anlatsam, "dede sen de bizi mi koparmağa çalışıyon" derler."

Bu iletiden habersiz Büşra'nın da "Bundan 100 yıl sonra bu devlet kalmadığında insanlar bizi fıkra diye anlatacaklar" demesi, bu hissiyatın geniş kitlelere yayıldığını gösterse de eğer Ulu Önder bir konuda yanılacaksa bunun "Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" cümlesi olmamasını tercih ederim. Hem o, bu konuda yanılacak olsaydı Ogün Ağabey Ulu Önder'in bu sözünü yinelemezdi diye düşünüyorum, duygusal yaklaştığıma inanmayarak.

***

Anlayacağınız, 15 Temmuz'dan sonra hiçbir şey eskisi gibi değil.

Üstelik buna bir AMERİKAN Doları da dahil.

(Burada yürüyen şirkin pintiliği de kimsenin dikkatini çekmemiş sanırım.)

(Ulan bir kişi de dememiş ki madem parayı okuyup üfleyecen, neden AMERİKAN Dolarını okuyorsun.)(Benim de taktığım şeye bak baktığım şeye bak.)

Yazıya odaklanırken arkada ses olsun ama dikkatimi de dağıtmasın diye açtığım dizide gelen konuşma tarzlarına maruz kalınca konuyla alakasız da olsa sormak istiyorum:

Dizilerde bölgeleri değişse de şive yapmak zorunlu mu?


Bu dizilerde oynayan oyuncular, normal hayatta düzgün konuşabilmeyi nasıl başarıyor?

***

Birisinin bir şeyi daha herkese söylemese lazım.

Hepimiz aklımızı kaçırdık
. Ruh sağlığımız hükümsüzdür, hükümetsizdir, meşru değildir. Artık kimse normal değil. Üstelik bu eşikle yetinecek, yetindirilecek gibi de durmuyor manzara.

Ayrıca ben her yere baktım. Hiçbir yerde kamera yok. Yani yaşanılan hiçbir şey şaka değil.

Elimizde "hayırlısı olsun"dan başka bir şey yok gibi görünse de milletin kaderini yine kafayı sıyırmış milletin sadece azim ve kararlılığı değil, çılgınlığı, deliliği, ve de S*KERLER YETER ARTIK LAN deyişi ya da diyemeyişi belirleyecek.

Benden söylemesi.

Misilleme Kurşunkalem
23 Temmuz 2016 1723
Pozcu Mersin

(Yukarıdaki fotoğrafı boşuna tıklamayın. Çünkü video değil, ilk cümlemde belirttiğim gibi fotoğraf, ehehehe. Yalnız herkes gerçekten nasıl sıyırmışsa Oda Tv'nin yayın ekibi bile fotoğrafı siteye "asjdasd" diye kaydetmiş. Herkes manyak!"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder