7 Ocak 2016 Perşembe

Sahte Çikolata - Misilleme Kurşunkalem


Kira günleri tebessüm edebiliyorsan hayata,
hayatını karabiliyorsan acıya rağmen umutla,
umudunu emanet edebiliyorsan kendi dışında bir canlıya
canlı kalabiliyorsan bunca hengamede
-ki canlıdan kastımız vicdan sahibi olabilmek, olduğun gibi kalabilmektir-
kalamıyorsun değil mi?
Senin ben var ya..
Bir dakika ya, o bu değildi.
Bu da o değildi.
Kedilerin tüylerinin ucu plastik başlıklı olmalı diyorum eğer Ankara'da yaşıyorsan (ctrl+s) o başlıklar kışta araba tekerleğine takılan zincir gibi etki yapmalı ama yine bir dakika plastik karda daha fazla kaymaz mı?

O zaman bu durumda şunu sorgulamalı:
1- Plastik nedir
2- Kimlere atı..
Ya of!
Bu da değildi o.
Plastik diyorum,
kedilerin kaymasını teşvik etmek için önerilmekteyse, yazan ucundan kıyısından da olsa haklı
da
o zaman nasıl ve nerede durmalı?

İnsanın nerede durması gerektiğini bilmediği yerde (İçime sinen bir cümle yazdığımda her zaman ctrl+s'ye basmışımdır. Bu da benim sağlamcılıktan anladığımdır), kedilerin nerede duracağını beklemek
hem de plastik takviyesiyle?

Na mümkün.
Na demişken,
-tabi ki kastedilen sodyum değil-
(ctrl+s)
ben küçüktüm.
annem yanımda olmadığımda yastık kılıfımı gözyaşımla yıkadığım günler
-hayır ortaokul değil, üniversite birinci sınıf(ctrl+s).
Girmediğim derslerin karşısında NA yazardı da ben onu "Not açıklanmadı" demek sanırdım.

Aslında kısmen haklıydım.
N not demekti ama Türkçe değildi.
Ve A ile başlayan -apılakeyşın gibi bir okunuşu vardı-
kola kapaklarında, afişinde yazanın aksine çıkan yazı ile eş değerdi:
"Şansınızı tekrar deneyiniz"
hatta denemeyiniz
yok yok, siz deneysiniz,
deneksiniz,
-evet, kolanın ne kadar tehlikeli olduğunu Ziraat Mühendisliği derslerinin birinde öğrenmek yerine sosyal medyadaki bir paylaşımdan öğrendiniz-
(ctrl+s)

Bir gün bir kedim olursa,
bir günü bitişik yazacağım diyorum.
ve adını da ArifinmençıstıraATtığıgolkoyacağım.
onu asistle besleyemeyeceğimden Asics marka kaleci eldivenleri ile seveceğim.

Şair bu şiirden evvel, beklediği güneşin beklemediği anda gelmesiyle istemsiz bir solaryum etkisine maruz kalmış, doğru anda, doğru şekilde konumlanmadığından devrelerini yakmış,
yanık plastik kokusunu da kedilere bağışlamıştır.

Yazılanların hangisinin hayal ürünü olduğundan emin olmamakla beraber
yazar
günebakan ayçiçekleri gibi yüzünü güneşe dönmüş,
güneşin "şimdi çok uzakta" olmasıyla "şimdi"nin tamamlanmasını beklemiş,
beklerken de güneşin olmayan fotoğraflarını avucunda buruşturmuştur
-hakkını helal et Nazım usta-
ve bence Muslera;
Musle(r.a)

Sırf uyumlu olsun diye yazdım say bu kerelik Tanrım, (tek tik)
Manıl sen de her yazımda şirk arama!

Misilleme Kurşunkalem

8 Ocak 2016
0306 Ankara




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder