13 Ocak 2016 Çarşamba

Başlık? Bakıyoruz, Uygun Bir Şey Bulursak Koyacağız - Misilleme Kurşunkalem





14 Ocak 2016.
Yani ayın başına bir kala.

***

(Birgünbirgünbirçocukevedegelmişkimseyokaçmışbakmışdolabışekerdesanmışilacıyemişyemişbitirmişakşamadoğrubirsancı duyan çocuk muyum bu gece ben?)


***

Malzemeler:

- Sena'nın kafasında takımdan ayrı düz koşu yapan saç tutamı
- Firdevsin adının yanına "in" eklediğimde beliren kırmızı çizgi
- Çağatay'ın rakıyla kafasında beliren ve akıbeti meçhul olan asker şapkası(sevmeseler bari)
- Maman'ın belki de hiç kullanamayacağı yazı başlığı
- Ve Erhan umursamazlığı.

***

Hep iddia edilen iyi insanı aynada aradığım süreyi küsüratları ve istemsiz zamanları da eklediğimizde 30 yapıyorsa yıl bazında.

Karnımdan giren ağrı uyku olarak çıkıyorsa gözümden, tam da şu anda
ki kaçanın mirasıdır gözlerimde yanma;

Dünya diyorum ne güzel dönüyor
da
halden anlasa da arada bir mola dese de dursa?
Ha?

Masamın üzerinde çikolata var, sikke şeklinde.
Vallahi, şaka değil.

Sürülmeden vücuda iyi gelen kremlerin olduğu bir coğrafyada yaşansa, kimse özlem duymazdı masaj yaptırmadığı Taylandlılara,

ki ben
Taylandlı kızların
masajıyla 
mutlu olmaktan
Sa(ses deneme, se sa)
tek bir kişinin
kavuşmasını 
isterdim sağlığına
sonra kavuşmasını
şifasına

Ömrün/m diye diye akmasın dersin uzaktan
dokunamazken bile camekandan.
(Peki camoka neydi lan)

Odanın içinde kesmedi volta,
çizgi filmvari tank altlığına dönüştü ayaklarım, 
daireler çizdim yerden başlayıp 
tavanda en sevdiğim noktaları da ziyaret etmemi sağlayacak güzargahımla birlikte

ve ben,
rol modeli Yıldız Tilbe olan kızın(Evet Aslıcığım kadın) anayasa sınavından 92 alması üzerine tüm çikolatalarımı kendisine bağışladım.


Uyuyan kişinin telefonu gibidir uykumu alamadığımda gözlerim,
duymaz ama açamaz
duysa da açamaz.

Ve eklenir açmazlar çöplüğüne alt kısmı en alta gelecek şekilde

elinden silah yapar adam
dayar kafasına
basar tetiğe de
tutukluluk yapar
patlamaz gerektiği yerde,

Tüh be der,
olmadı yine

sevdiği şarkı listesinden 
anlamsız
gereksiz
tahammül sınırlarını her seferde daha çok zorlayan
reklamlar kalır
bu reklamlar gibi girer araya 
olaylar ve zamansızlıkları
ki eğer bu
evrenin mizah anlayışı ise
GÜLMEDİM(Bir yerden tanıdık mı geldi? Ne münasebet, yok muhasebe)

Susun lan!
O gülsün sadece.
Ayrıca ben
-lütfen söyler misiniz-
bir dizi üzerinden yüzleştirilmeyi hakedecek ne yaptım,
(bilmiyorum)


Söyleyeceklerim bu kadar,
en azından şimdilik.

Bu aralar pek kutsal gelen kitabımda dendiği gibi: ha-ha

Misilleme Kurşunkalem
14 Ocak 2016 0207

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder