28 Temmuz 2015 Salı

"Can Dündar Cumhuriyeti"nde sıradan bir gün yine(!) - Çağdaş Bayraktar


Ülke yangın yeri.

Kimin eli kimin cebinde belli değil.

Çözüm süreci ile terörü ve uzantılarını kendi elleriyle besleyenler, şimdi kendi canlarını kurtarma derdinde.

Milli pozların içi ne kadar menfaat ne kadar samimiyet dolu, görmek isteyen için durum gayet açık aslında.

İşte böyle günlerden birisi; 28 Temmuz 2015.

Daha dün, alçakça bir pusuya kurban vermişiz Binbaşı Arslan Kulaksız'ı.

Bugün, 
piyade astsubay Ziya Sarpkaya yine kalleşçe sivilde şehit edilmiş, acımız sürekli taze.

Peki bunlar olup biterken, Can Dündar Cumhuriyeti'nde durum ne?

Beraber görelim.

Cumhuriyet gazetesinin sitesinde 20 haberlik manşet vardır.

15:30 itibariyle 1 numaralı manşet şu şekilde:



Kendileri de dahil, hatta en çok kendileri dahil, HDP ve Selahattin Demirtaş güzellemesi yapılmamış gibi, Doğan medyasında bile bağlamasıyla ekran karşısına çık(artıl)mamış gibi,
manşetin üst kısmında yazan cümle şu şekilde:

"TV'LERİN SANSÜRLEDİĞİ DEMİRTAŞ'TAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR" [1]

İnsan, bu kötü bir şaka olmalı diyor ama değil. Çünkü devam ediyor.

Aynı manşetin 7. başlığında şu haber var:


"Silahlı saldırıya uğrayan jandarma komutanı şehit oldu" [2]

Bu iki başlığın aralarındaki uyuşmazlık bile yeterli aslında ama yetmemiş gazete için.

7. başlıkta şehit haberini veren site, 18. başlıkta yazarının yazısını manşete taşıyor:

"PKK 'şimdilik' savaşmak istemiyor, devlet yeniden "barışı" arayacak"[3]


İşin yine enteresan tarafı, saat 15:30'da 18. sırada olan bu başlığın saat 16:01'de 10. sırada yayınlanması. Yani daha fazla öne çıkartılması.





***

İşte PKK'nın "savaş" ve "barış" anlayışı.

İşte Demirtaş'ın "sansürlenmiş" hali.

Daha yere dökülen kanı gerçek anlamda kurumayan şehitlerimiz,

Ve Can Dündar Cumhuriyeti'nin olaylara bakış tarzı, konumlandığı ve olayları yorumladığı yer.

Cumhuriyet'in nereden nereye geldiğini anlamak açısından,

aynı gazetenin sembol yazarlarından olan ve yine bir terör saldırısı ile aramızdan ayrılan Uğur Mumcu'nun gazetede bundan 25 sene önce yazdığı bir yazının son kısmını anımsayalım.

Bu kısım, haberi ve yazarın haberi nasıl yorumlayıp, nerede konumlandığını görmek açısından önemli:

"Ünlü astronot James B. Irwin, Fedaral Alman "Rotel Tours the Rolling Hotel" adlı bir turizm şirketiyle Türkiye'ye gelmiş.

Irwin'in organize ettiği gezi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini kapsıyor. Irwin'in amacı Ağrı Dağında olduğu söylenen "Nuh'un gemisini" bulmakmış.

İyi hoş da bu Irwin'in katıldığı gezi programlarında Doğu Anadolu bölgesindeki "Kürdistan'ın yaban toprakları" ve "Ermeni başkentleri"nden söz ediliyor, İstanbul'dan da "Constantiple"olarak!

Astronot James Irwin, herhalde Ay'dan Türkiye'yi böyle görmedi. Öyleyse bu Irwin ne yapmak istiyor? Nuh'un gemisini mi arıyor, yoksa başka bir şeyler mi?

BU ASTRONOTA TÜRKİYE'NİN SAHİPSİZ OLMADIĞINI KİM HATIRLATACAK?"
[4]

***


Her insan elbette ölecek. Bundan hiçbirimiz kaçamayız. Fakat en azından toprağın bizi daha kolay kabul edeceği şekilde yaşamaya çalışmalı..

İnsanın arkasından olumlu sözler söylenmeli ki "rahat" yatacak yeri olmalı.

Tabi bunun için de insan yaşamı boyunca net ve sağlam bir duruş inşa etmeli, kendisinden sonra da yıkılmamalı.

Çağdaş Bayraktar
28 Temmuz 2015



DİPÇE

[1] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/332469/Demirtas__Tek_sucumuz_yuzde_13_oy_almak.html
[2] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/331963/Silahli_saldiriya_ugrayan_jandarma_komutani_sehit_oldu.html
[3] http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/331989/PKK__simdilik__savasmak_istemiyor._Devlet_yeniden__barisi__arayacak.html
[4] Uğur Mumcu / Boru... - 5 Ağustos 1990, Cumhuriyet 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder